Çeviri Teorisi ön koşul mu?

  • Bu sayfayı Paylaş
  • Facebook'da paylaş
  • Twiter'da paylaş
  • Whatsapp'da paylaş
  • Google Plus'da paylaş
  • E-posta gönder
  • Linkedin'de paylaş

Blog

İlgili Blog Başlıkları

SUBSCRIBING (5)

Çeviri Teorisi ön koşul mu?


İyi bir çevirmen olmak için çeviri teorisi öğrenmek vazgeçilmez bir ön koşul mudur?

Çeviri Teorisi Ön Koşul Mudur?

Teori Nedir?

Bilimsel düşüncenin temelini oluşturan teori, gözlem ve deney yapılmamış konularda fikir üretilen önermelerdir. Bilimsel temelli düşünce sistemlerinde sıklıkla başvurulan, doğrulanabilen ya da yanlışlanabilen bir kavram olan teori, kesinleştiği zaman yasa haline gelir. Elbette bildiğimiz yasalardan bahsetmiyoruz. Bilimsel yasalar, zaman içerisinde yapılan gözlem ve deneylerin sonucunda ortaya çıkan, sonucu herkesçe kabul edilen bilim temelli geçerliliklerdir.

Çeviri Teorisi Nedir?

Çeviri bilim diğer bilim dallarına göre yeni bir alandır. Pek çok dal eski çağlardan bu yana araştırma ve geliştirmenin konusu olurken, çeviri alanındaki çalışmalar ancak geçtiğimiz yüzyılın başlarında yoğunlaşmıştır. Ancak çeviri kuramlarının temeli yine de çeviri bilim öncesine dayanmaktadır.  İlk çağlarda Cicero, Seneca, Horace, Ortaçağdan Yeni Çağa kadar Aziz Agustine, Roger Bacon, Martin Luther gibi dönemlerinin etkili, bilgin yazarları ve çevirmenleri, çeviri kuramlarının temellerini oluşturmuşlardır. Roma döneminde yaşamış ünlü bilgin ve çevirmen Cicero, sözcüğün kelimesi kelimesine mi yoksa anlam bütünlüğüne göre mi çevrilmesi konusunu ortaya atmış ve anlam bütünlüğünün daha önemli olduğunu söylemiştir. Bu bağlamda anlamı anlamına çevirinin daha doğru sonuçlar ortaya çıkaracağını söylemiş ve kendi çevirilerinde bu anlayışı benimsemiştir. Ancak Cicero, felsefi eserlerde kelimesi kelimesine çevirinin daha etkin olacağına kanaat getirmiştir.

Çeviri işleminin yapılmasında çevirmenin metni nasıl çevirmesi gerektiği yönünde ortaya atılan düşünceler bütününe çeviri teorisi denir. Çeviri alanında ortaya çıkan teoriler, eski çağlardan bu yana sürekli ortaya atılmaktadır.

Çeviri Teorileri

Çeviri teorileri, özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısından sonra çeviri bilim kapsamında geliştirilmiş, bununla birlikte yoğun bir şekilde çeviri faaliyetlerini etkilemiştir. Bu süreçte birden çok kuram ortaya atılmış, çevirmenlerin bu kuramlar çerçevesinde çeviri yapmaları daha doğru kabul edilmiştir. Kaldı ki üniversite eğitiminde dilbilim üzerine öğrenim gören öğrenciler çeviri kuramlarını bilimsel yöntemlerle inceleme şansını elde etmektedir. Bu sebeple İvogsan Uluslararası Dil Hizmetleri Sağlayıcısı olarak kadromuzu oluştururken bize başvuru yapan çevirmenlerimizin üniversite mezunu olmasını istiyoruz. Çevirilere daha nesnel yaklaşarak; daha doğru ve geçerli bir sonuç ortaya çıkartırlar.

İkinci Dünya Savaşından sonra ortaya atılan çeviri teorilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

-          Betimleyici Teori: İsrailli çeviri uzmanı ve Tel Aviv Üniversitesi'nde Şiirsel, Karşılaştırmalı Edebiyat ve Çeviri Çalışmaları profesörlüğü yapmış olan Gideon Toury tarafından geliştirilmiş olan bu teori, erek odak bağlamında çeviriyi amaçlamıştır. Bunun dışında çevirmen davranışları üzerinde de durmuş ve daha geniş perspektiften bakılmasını sağlamıştır.

-      Çoğuldizge Kuramı: İsrailli dil bilimci Itamar Even-Zohar’ın 1970’li yıllarda ortaya attığı bu teori, yazın türleri kendi içerisinde bir ekosistem oluşturmuş, bu türler çevreden merkeze geçebilmek için mücadele verdiğini ileri sürer. Yani merkezdeki bir çeviri yazın olursa, merkezdeki tür edebiyatı geleneksel ve biçemsel olarak etkiler.

-       Bir Eylem Olarak Çeviri: Finlandiyalı çeviribilimci Justa Holz-Mänttärri tarafından ortaya atılan bu kuram, çevirilerin birer eylem olduğu ve bu yapılan işlemlerin bir amaca hizmet etmesi gerektiğini vurgular. Bu teoride çevirmen, çeviri yaptığı dilde kültürel iletişim uzmanı olarak görülür.

-        Skopos Kuramı:  Alman dilbilimci Hans Vermeer tarafından 1978 yılında temellendirilen, 1984 yılında Katharina Reiss ile birlikte geliştirilen bu kuram, çeviride belirleyici etmenin amaç olduğu üzerinde durmaktadır. Skopos, Yunanca kökenli bir kelimedir. Kelime, amaç, erek gibi anlamlara gelmektedir.

Çeviri Kuramı Neden Önemlidir?

Çeviri kuramları, iyi bir çevirmen olabilmek için yolumuza ışık olabilecek bilgileri ve düşünceleri içermektedir. Bu alanda pek çok kuram bulunmaktadır ve önemli olan hangi kuramın hangi çeviride uygulanması gerektiği konusunda bilgi sahibi olmaktır. Çevirilerde kuramlar mutlaka kullanılmalıdır. Metnin, hangi kurama göre çevrilmesi gerektiğinin saptanması önemlidir. İletişimsel, betimleyici veya işlevsel kuramlardan birisine göre çevrilebilir. Bu açıdan bakıldığında çeviri işlemlerinde yalnızca dil bilmek değil, kuramları iyi özümsemek gerektiğinin önemi ortaya çıkmaktadır. Çeviri kuramları, çeviri yapılırken ön koşul olarak gereklidir. Çevirmen, yol haritasını bu kuramlara göre çizer.

Çevirmenlerimiz, Projelerde Teorileri Göz Önünde Bulundurmaktadır

İvogsan Uluslararası Dil Hizmetleri Sağlayıcısı, profesyonel çevirmen kadrosu ile çeviri bürolarına en iyi hizmeti sağlamaktadır. Çeviri teorileri konusunda kendisini geliştirmiş olan kadromuz, alanlarında uzmandır. Çeviri etkinliğinin dil bilmenin ötesinde farklı özellikler gerektirdiğini bilen kuruluşumuz, vermiş olduğu hizmet ile her çeviri projesine nesnel bir çalışma gözü ile yaklaşmaktadır.

 

0533 422 10 24